Powered by:Proticaret
Risale-i Nur nedir? : envarnesriyat.com
Kategoriler
Risale-i Nur nedir?
 Risale-i Nur bu asrın ve gelecek asırların bütün insanlarının imanî, İslamî,  fikrî, ruhî, kalbî, aklî ihtiyaçlarına tam cevap verecek ve kâfi gelecek  Kur’anî hakikatları havidir.Kur’an’ın hakikatlerini müsbet ilim anlayışına  uygun bir tarzda izah ve ispat eden Risale-i Nur Külliyatı, her insan için en  mühim mesele olan “Ben neyim? Nereden geliyorum? Nereye  gideceğim? Vazifem nedir? Bu mevcudat nereden gelip nereye  gidiyorlar? Mahiyet ve hakikatleri nedir?” gibi suallerin cevabını vâzıh ve  kat’î bir şekilde, çekici bir üslup ve güzel bir ifade ile beyan edip ruh ve  akılları tenvir ve tatmin ediyor.

Bugün yalnız Anadolu ve âlem-i İslam’ı değil, belki bütün insanlığı maddi ve manevi terakkinin zirvesine ulaştıracak, dünya ve ahiret saadetlerinin kurtuluşuna vesile olacak çok büyük bir hakikatı, bir tefsir-i Kur’an’ı Cenab-ı Hakk bu asrın insanlarına Bediüzzaman Said Nursi vasıtasıyla  ihsan etmiştir.

Risale-i Nur eserleri hakkında bilgi sahibi olmak için Risale-i Nur Külliyatı’nın tamamını okumak gerekir. Bu küçük broşürde denizden bir damla nev’inden olarak
bu eserlerden bir kısım bölümleri takdim ediyoruz.


Risale-i Nur nasıl bir tefsirdir?

Tefsir iki kısımdır:
Birisi: Malûm t efsirlerdir k i Kur’an’ın ibaresini ve kelime ve cümlelerinin manalarını beyan ve izah ve ispat ederler.
İkinci kısım tefsir ise: Kur’an’ın imanî olan hakikatlerini kuvvetli hüccetlerle beyan ve ispat ve izah etmektir. Bu kısmın pek çok ehemmiyeti var. Zahir malûm tefsirler, bu kısmı bazen mücmel bir tarzda dercediyorlar. Fakat Risale-i Nur;doğrudan doğruya bu ikinci kısmı esas tutmuş, emsalsiz bir tarzda muannid feylesofları susturan bir manevî tefsirdir.
Risale-i Nur! Kur’an âyetlerinin nurlu bir tefsiri.. Baştan başa iman ve tevhid hakikatleriyle müberhen.. Her sınıf halkın anlayışına göre hazırlanmış.. Müsbet ilimlerle mücehhez.. Vesveseli şüphecileri ikna ediyor.. En avamdan en havassakadar herkese hitap edip en muannid feylesofları dahi teslime mecbur ediyor..Risale-i Nur! Nurlu bir külliyat.. Yüz otuz eser.. Büyüklü küçüklü risaleler halinde.. Asrın ihtiyaçlarına tam cevap verir.. Aklı ve kalbi tatmin eder.. Kur’an-ı Kerîm’in yirminci asırdaki –lafzî değil– manevî tefsiri.. İspat ediyor! Akla gelen bütün istifhamları.. Zerreden güneşe kadar iman mertebelerini..Vahdaniyet-i İlahiyeyi.. Nübüvvetin hakikatini..
İspat ediyor! Arz ve semavatın tabakatından, melaike ve ruh bahsinden, zamanın hakikatinden, haşir ve âhiretin vukuundan, cennet ve cehennemin varlığından, ölümün mahiyet-i asliyesinden ebedî saadet ve şekavetin menbaına kadar.. Akla gelen ve gelmeyen bütün imanî meseleleri en kat’î delillerle aklen, mantıken, ilmen ispat ediyor.. Pozitif ilimlerin müşevviki.. Riyazî meselelerden daha kat’î delillerle aklı ve kalbi ikna edip merakları izale eden bir şaheser… Risale-i Nur, yüze yakın din tılsımlarını ve hakaik-i Kur’aniye muammalarını hall ve keşfetmiştir ki her bir tılsımın bilinmemesinden çok insanlar şübehata ve şükûke düşüp tereddütlerden kurtulmayıp bazen imanını kaybederdi. Şimdi bütün dinsizler toplansa o tılsımların keşfinden sonra galebe edemezler. Risale-i Nur eserleri, dinsizliğin istilasına karşı, yıkılması gayr-ı kabil olan muazzam ve muhteşem bir set teşkil etmiştir. Risale-i Nur; maddiyyunluk, tabiiyyunluk gibi dine muarız felsefenin muhal, bâtıl ve mümteni olduğunu; cerh edilmez bürhanlarla, aklî, mantıkî delillerle ispat ederek en dinsiz feylesofları dahi ilzam etmiştir. Küfr-ü mutlakı mağlubiyete düçar etmiş, dinsizliğin istilasını durdurmuştur.
Dalalet-âlûd Avrupa feylesoflarının ve sapkın talebelerinin bazı müteşabih âyât-ı kerîme ve ehadîs-i şerifenin zahirî manalarını anlamayarak yaptıkları kasıdlı itirazlara, Risale-i Nur’da aklen, mantıken cevaplar verilerek, o âyetlerin ve o hadîslerin birer mu’cize oldukları ispat edilmiştir. Böylelikle de bu zamanda fen ve felsefeden gelen dalalet ve şüpheleri Risale-i Nur kökünden kesmiştir. Risale-i Nur bunu yaparken de müsbet bir usûl takip etmiştir. Birçok ulemanın tehlikeli yollara saptıkları en çetin mevzuları, gayet açık bir şekilde ve en kat’î bir surette hallettiği gibi en girdablı derinliklerden, Ehl-i Sünnet ve Cemaat’in tuttuğu nurlu yolu takip ederek sahil-i selâmete çıkmış ve eserlerini okuyanları da öylece çıkarmıştır.
Mesela haşr-i cismanî meselesinde, hükemadan İbn-i Sina gibi meşhur bir dâhînin “Haşir naklîdir, iman ederiz; akıl bu yolda gidemez.” dediği bir hakikat, Risale-i Nur’da hem umumun istifade edebileceği emsalsiz bir tarzda, Kur’an’ın feyziyle aklen ispat edilmiştir. Risale-i Nur’daki hârikulâde ilmî kuvvet, taklidî imanı tahkikî imana çeviriyor; insanı salabetli ve kuvvetli bir Müslüman, ilmiyle amel eden bir mü’min-i kâmil olmaya doğru götürüyor. Menhus, pis zevklerden nefret ettirip vazgeçiriyor. En ulvi ve en temiz, ebedî ve sermedî zevk ve hazlar verecek hareketlere sevk ediyor. Risale-i Nur, kuvvetli ve kudsî ve imanî bir tefekkür semeresi olup bütün mevcudatın lisan-ı hal ve kâl suretinde tercümanlığını yapar. Aynı zamanda iman hakikatlarını ilmelyakîn ve aynelyakîn ve hakkalyakîn derecelerinde inkişaf ettirir. Risale-i Nur tahsili, hakikaten hârika ve orijinaldir, emsalsizdir. Herhangi bir tahsilde maddî menfaat ve bir mevki gaye edinilerek o tahsile devam edilir. Dersler ekseriyetle maddiyat ve şöhrete erişebilmek için, belki de zoraki okunur.
Risale-i Nur’un organize edilmemiş serbest bir üniversiteye benzeyen tahsiline eserleri okumak suretiyle devam edenler ise, Kur’an ve imana hizmet etmekten başka herhangi dünyevî bir maksad taşımıyorlar. Böyle olduğu halde ilmî, imanî ve ciddî eserler olan Risale-i Nur, o kadar büyük bir şevk ve aşkla ve o kadar sonsuz bir hazla okunuyor ki; sadık okuyucularını defalarca okumak gibi kuvvetli bir arzuya sahib ediyor.Bilhâssa lise ve üniversite tahsil gençliğine bu hârika eserler orijinal ve çekici üslûbu ve yüksek edebî san’atıyla kendini okutturuyor. Risale-i Nur’u kadın, erkek, memur ve esnaf, âlim ve feylesof gibi her türlü halk tabakası okuyup anlayabiliyor. Kendi istidatları nisbetinde gördükleri istifadeler karşısında ona bir kat daha sarılıyorlar. Liseliler, üniversiteliler, profesörler, doçentler, feylesoflar okuyorlar. Bu münevver sınıflar fevkalâde istifade ettikleri gibi Risale-i Nur’un hârikulâdeliğini ve telif sanatındaki üstünlüğünü tasdik edip hayretler içerisinde bütün külliyatı okumak iştiyakına sahip oluyorlar.
Bedîüzzaman’ı ve Risale-i Nur’u her yeni tanıyan müdrik ve takdirkâr kimseler, daha evvel tanımadıklarına binler teessüf edip kaybettikleri zamanları telafi edebilmek için müsait vakitlerini boşa sarf etmeyerek, beş dakikalık bir zamana dahi ehemmiyet verip geceli gündüzlü Risale-i Nur’a çalışmaya başlıyorlar. Bu rağbet ve şiddetli alâka hiçbir psikolog, sosyolog ve feylesofun eserinde görülmemiştir. Onlardan ancak tahsilli kimseler istifade edebilmişlerdir. Bir ortaokul çocuğu veya okumasını bilen bir kadın, büyük bir feylesofun eserini okuduğu zaman istifade edememiştir. Fakat Risale-i Nur’dan herkes derecesine göre istifade etmektedir